Kriz ve Risk Yönetimi

Hiçbir şeyi riske atmamak,

aslında her şeyi riske atmaktır.

 Albert Einstein

Hayatımızın her safhasında, her an belirsizliklerle ve çeşitli risklerle karşı karşıyayız. Hemen hepimiz gündelik hayatımızda bu belirsizlikleri ve riskleri gözardı ederek yasamaya devam ediyoruz. Örgütler için gözardı edilen en ufak konu büyük zararlar doğurabiliyor. Bu nedenle büyük, küçük tüm örgütler kuruluşlarından itibaren her türlü riski analiz etmek ve bunlara karşı önlem almak zorundadır.

Yönetim kavramları arasında sıkça rastlanan ‘kriz yönetimi’, risk yönetimi ile aynı anlama gelmiyor. Bu iki kavramın birbirine karıştırılmaktadır. Öncelikle farkı ortaya koymakta yarar vardır: Kriz riskten sonra gelir. Risk gerçekleşirse kriz oluyor. Bu nedenle krize yol açmamak için riskleri belirlemek gerekiyor.

Kurumlarda önemli görülmeyen ve çözüm üretilmeyen basit problemler, büyük krizler doğurabilir. Önemli olan, problemi görebilmektir. Krizle etkili şekilde başa çıkmanın anahtarı, muhtemel kriz sinyallerinin algılanması ve krize neden olabilecek etkenlerin önceden belirlenerek ortadan kaldırılmasıdır.

Kriz, örgüt yapısını tehlikeye sokan bir durumdur. Tehlikenin getirdiği korku daha da kötü bir durumdur. Bundan sonra ki en büyük tehlike ise krizi önleyecek olanların tehlikeyi yüklenmekten kaçınmalarıdır. Kriz atlatma da en güvenli yol, yöneticilerin kriz giderilinceye kadar işbirliği içinde çalışmalarıdır. Bu süreç etkin bir kriz yönetimi gerektirir.

Kriz yönetimi, olası kriz durumuna karşılık, kriz sinyallerinin alınarak, değerlendirilmesi ve örgütün kriz durumunu en az kayıpla atlatabilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması sürecidir. Kriz yönetiminin temel amacı, örgütü kriz durumlarına hazırlamaktır.

Özetle verilecek bu eğitimle yöneticilerin proaktif davranmalarını sağlayarak krizi yönetmelerini sağlamayı hedefliyoruz.

Haber